SBS, LYS ve okul sınavları
Şu dönem havalar ısınıyor, içimiz kıpır kıpır olmaya başlıyor. Her yerde şenlikler, konserler. Etraf cıvıl cıvıl. Ne zor şimdi öğrenci olmak. Bir sürü sınavlarla burun buruna geçen zamanlar. Sınavların biri bitiyor diğeri başlıyor. Bazen aynı gün iki sınav birden oluyor. Ben kendi okul yıllarımı düşünüyorum da. Biz bu kadar zorlanmış mıydık diye hatırlamaya çalışıyorum. ODTÜ'yü kazandım, hep iyi okullarda okudum. Ama çok fazla çalıştığımı hatırlamıyorum. Lise son yılımda dershaneye gidip matematikten özel ders almıştım. Bir de günü gününe ödevlerimi yapar, dersi dinlerdim. O kadar. Ama şimdi bakıyorum da çocuklar ilkokul yıllarından itibaren özel dersler alıyor, 6. sınıftan itibaren dershanelere gidiyor. Çok yoğun bir ders temposu. Nasıl bir düzendir bu? Bu kadar çaba, emek, kaygı, stres maddi ve manevi olarak hem aileleri hem de çocukları bitiriyor. Çocuklar da aileler de bunalmış durumda.
Benim 2 yaşında bir oğlum var. Ben oğluma asla bu tempoya sokmayacağım diyorum ama o yıllar gelince ne yaparım tabi şu an kestirmek zor. Sistemin yanlış olduğu apaçık ortada. Ama bu ülkede yaşadığımıza göre sisteme göre hareket etmek durumunda kalıyoruz ve bu yarışın içine ister istemez çocuklarımızı sokuyoruz. Bu yanlış düzenin içinde sizlere birkaç önerim olacak:
1. Ders çalışma alışkanlığı çok küçük yaşlardan itibaren kazanılan bir özelliktir. Eğer çocuğunuzun ders çalışma alışkanlığı yoksa özel hocalarla bunu sağlamaya çalışmak doğru değildir. Yapılması gereken çocuğunuz okula başladığında, hatta okula başlamadan önce kendiyle ilgili yapabileceği işleri onun yerine yapmamak. Örneğin oyuncaklarını toplamak, yemeğini yedikten sonra tabağını masadan kaldırmak, giyinmek, yıkanmak gibi işler çocuğunuzun sorumluluğu olabilir. (12 yaşına gelmiş ama hala kendisi yıkanamayan, bunun için annesini yanında isteyen bir öğrencim olmuştu!) Çocuğunuza, yaşına uygun sorumluluklar verin. Gerçekten bu sorumlulukları yerine getirmesini bekleyin. Böylece çocuğunuza küçük yaşlardan itibaren bu eğitimi vermiş olacaksınız.
2. Çocuğunuzla birlikte ders çalışmayın. Çünkü o zaman hep yanında sizi isteyecek, yıllar geçip siz ona derslerinde yetemeyince de özel öğretmen tutmak zorunda kalacaksınız. Ayrıca evde çalışırken her şeyi anlıyor yapıyor olacak ama sınava girince aynı performansı gösteremeyecek. Sonra da hayıflanıp duracaksınız bu çocuk neden dikkatsizlik hataları yapıyor, evde yaptığı şeyi neden sınavda yapamıyor diye.
3. Çocuğunuzda kaygı seviyesinin yüksek olduğundan şüphe ediyorsanız mutlaka bir uzmana danışın.
4. Sınavları ve okul başarısını çocuğunuzun hayat başarısı olarak görmeyin. Okulda çok başarılı olup hayatın içinde çok başarısız olanlar olduğu gibi derslerde başarısız olup hayatta çok başarılı olan kişiler var. Bu aklınızdan çıkarmayın.
Tüm öğrencilere mayıs ayının yoğun temposu içinde kolaylıklar diliyorum. Şans sizlerle olsun.
Klinik Psikolog & Yaşam Koçu Pınar Özgüner